'Özel Hayatımla İlgili Kimseyle Muhatap Olmak İstemiyorum'

'Özel Hayatımla İlgili Kimseyle Muhatap Olmak İstemiyorum'

O müzik dünyasının en güçlü kadın vokallerinden biri. Çok iyi kaliteli işlere imza attı. Devamlı üretti. Ama nedense hem adı magazine karıştı. Sivri dilli, düşündüğünü söyleyen, söylediğini yapan bir kadın. Özgür ve demokrat. Pandemi öncesinde "Katil Uşak" adlı farklı bir şarkı yayınladı. Yeşim Salkım'la Covid-19'un müzik endüstrisine verdiği zararı ve müzisyenlerin sıkıntılarını konuştuk. Yeşim yine açtı ağzını, yumdu gözünü ve doğruları tek tek sıraladı.

"Bizden Daha Az Kazancı Olan İnsanlar, Koronadan Maddi Olarak Daha Çok Etkilendi"

Biz yorumcular ya da işte şarkıcılar korona virüsü döneminden çok fazla etkilenen kesimiz ama müzisyenler daha fazla etkilendi. Bunun sebebi, onların aldıkları ücret ile bizim aldığımız ücretler. Bu ücretler mukayese kabul etmez. Bir kere bu çok önemli. Biz paramızı biraz biriktirmiş olabiliriz, hadi 2-3 ay bir şekilde hayatımızı ikame ettirebiliriz ama onlar günlük yevmiye ile çalışan, günlük paralarını alan insanlar. Yani baktığında bizden daha da az kazancı olan insanlar onlar, bu nedenle onlar için çok zor geçti pandemi. Müzisyenler gerek maddi olarak gerek psikolojik olarak çok etkilendiler, o yüzden ben hakikaten onların adına ilk günden beri konuşuyorum, kendi adıma konuşmuyorum. İnsanların bunu hep de bütün sosyal medyalarında da aynı şekilde dile getirdim 

'Özel Hayatımla İlgili Kimseyle Muhatap Olmak İstemiyorum'

Müzisyenler Adına Kurulmuş Hiçbir Şey Yok

İki ay Ajda Pekkan konsere çıkmasa ne olur? Sezen çıkmasa ne olur? Tarkan zaten senede 1-2 kere konsere çıkıyor ya da işte Ebru Gündeş, Yeşim Salkım, işte atıyorum Aşkın Nur Yengi veya say say bitmez yani ya da Gülşen. Bizler kendimizi idare edebiliriz ama müzisyenler, o insanlar kendilerini idare edemediler ve çok zor şartlarda yaşıyorlar. Bunun için bir sendika olması lazım, bu insanların sosyal güvencesi yok. Her şey olması gerekiyor, artık bu olayın da buna adım atılması gerektiğini gösteriyor bence. Pandemi dönemi çok zor geçti onlar için, müzisyenler adına kurulmuş hiçbir şey yok. Yani üreten, hani beste ve söz yazanlar için var ama sahneye çıkıp da sadece enstrüman çalan insanlar için herhangi bir garanti verebilecek bir şey yok. O yüzden bu insanlar emekliliklerini bile dışarıdan kendileri ödemek zorundalar. Sigortaları dahi yok, yani eski Yeşilçam mantığıyla gidiyor iş hayatları. Bence birazcık buna değinmek lazım, bu saatten sonra artık bunu konuşmak lazım diye düşünüyorum. Bu bir, ikincisi ben tabi ki evimdeydim, işte mümkün olduğunca" evde kal" çağrısında bulundum, sokağa ihtiyacım olmadığı sürece hiç çıkmadım, alışverişlerimi yaptım, 1-2 de televizyon programına gittim. Şimdi ise normalleşme sürecindeyiz.

Her Kanaldan Farkı Bir Şey Duyuyoruz

Korona pandemi süreci nereye gidecek, ne zaman geçecek, nasıl tam normalleşecek ya da normalleşmeyecek bilmiyoruz. Çünkü o kadar büyük bilgi kirliliği yaşıyoruz ki biz şu anda, hastalıkla ilgili bilgi kirliliği yaşıyoruz. Kimileri diyor ki knonikleşecek, kimileri diyor ki daha 2023'e kadar sürecek. Yani biz neyle karşı karşıyayız da 2023'e kadar bekleyeceğiz, veba bile bu kadar sürmedi ne 2023'ü? Bunları hiç sorgulamıyoruz. Bunları da sorgulamak lazım. Bizim ülkemiz ne kadar kaliteli profesörler yetiştirmiş biz bunların hepsini yeni yeni tanımaya başladık ama maalesef ki hepsinden farkı şeyler duyuyoruz. Her kanaldan farkı bir şey duyuyoruz. 

'Özel Hayatımla İlgili Kimseyle Muhatap Olmak İstemiyorum'

Müzisyenler Aylardır Oruç Tutuyor. Popsav ve Mesam Bunları da Düşünsün!

Ben kendi adıma, mesleğim adına, müzisyenler adına burada bir şey gördüm ki bu insanlar iki, üç aydır aç oturuyorlar arkadaşım bu kadar basit yani. Ve bu insanların bir an önce kendileri adına bir oluşumun içerisine girmesi lazım. Ne sigortaları var, ne gelecek şeyleri var bunu oluşturmaları lazım. Yani bu Popsav'dı efendim Mesam'dı öbürüydü berikiydi bunları da düşünsün rica edeceğim. Bunların da düşünülmesi lazım, bunların da bir masaya yatırılması lazım diye düşünüyorum yani benim şahsi düşüncem."

Katil Uşak Şarkım Doğaçlama Gelişti

2020 yılında pandemiden önce "Katil Uşak" adlı şarkıyı yayınladım. Bu şarkı tamamen doğaçlama çıkmış bir şarkı. Bir gece evde otururken benim önüme şarkılar koydular ve "işte şunu yapalım, bunu yapalım" filan dediler. Hakan Eren'le birlikte işte bir şey çıkartalım diyorduk, "işte böyle bir şarkı var" dediler ben şarkıyı dinledim. "Dur" dedim "ya değişik bir şey yapayım, bu sefer eğlenceli bir şey deneyelim" dedim ve "Katil Uşak" çıktı. Güzel de oldu, tamam böyle bir zamana denk geldi ama en azından insanlar evet radyo dinliyorlar artık, işte ne bileyim televizyonda müzik kanalları yayında hala. Onlar süre tabi ki şarkılarımızı döndürdükçe onlar da dinlediler." 

'Özel Hayatımla İlgili Kimseyle Muhatap Olmak İstemiyorum'

Magazin Basınıyla Konuşmama Kararı Aldım 

Artık ben hiç konuşmama kararı aldım magazine ve magazin basınıyla. Ben şu anda belki evli olsaydım, çoluğumla çocuğumla kocamla Gülşen gibi oturuyor olsaydım beni didiklemezlerdi. Yani bu ülkede hep böyledir, bekar kaldığın zaman yükleniyorlar üzerine. Ayrıca benim kadar lafını, sözünü esirgemeyen ve kendiyle her şeyi ortaya koyabilen ve bu sektörü çok kolay anlatıp yüzleşebilenler de yok! Dolayısıyla da magazin burada aklınca bana zarar vereceğini ya da nemalanacağını zannediyor. Ama ben konuşacağımı Jülide Ateş'le de konuştum, gittim Enver'le de konuştum, güzel programlara çıktım, Ekşi Sözlüğe de gittim, Armağan Çağlayan'a da gittim kendimi çok güzel ifade ettiğimi düşünüyorum. Artık bu saatten sonra bunun üzerine söylenecek herhangi bir söz gerçekten bardağı taşıran son damla olur. Hani anlayan anladı, anlamayan da artık anlamamak istiyordur ve benim onlara anlatmak gibi bir lüksüm yok, çünkü artık benim zamanım çok kıymetli.

Ülkemizin Ayıbı!

Bugün Işın Karaca da şarkı çıkarsa özel hayatını konuştular, Demet Akalın da şarkı çıkarsa aynısını konuşurlar, kim çıkarırsa çıkarsın özel hayatını konuşuyorlar şarkısını değil. Bu da ülkemizin ayıbı oluyor. Sürekli aynı şeyleri konuşmanın hiçbir faydası yok. Bir de içi boş şeyleri konuştukları için de ne üretim var, ne tüketim var kalite de yok. Dolayısıyla da ben artık hiç konuşmak istemiyorum. Ne sorarlarsa sorsunlar, bana müzikle ilgili soracakları soru varsa cevaplarım, ama özel hayatımla ilgili kimseyle hiçbir şekilde muhatap olmak istemiyorum artık. 

02.08.2020
FACEBOOK
İNSTAGRAM